saç derisinde kabuklanma ibrahim saraçoğlu



saç derisinde kabuklanma ibrahim saraçoğlu
Kirli, yağlı, sivilceli saçlar kolay kabuklanarak dökülme evresine geçiş yapar. Bu durumda uzun vadede sorunların oluşması anlamına geleceği için kabuklanma başladığı anda müdahale edilmesi gerekmektedir. Son dönemlerde yapılan bazı araştırmalar net bir şekilde göstermiştir ki, saç diplerinde kabuklanmaların oluşmasında stresinde oldukça önemli etkileri bulunmaktadır.

Peki ama saç derisinde ki kabuklanmalardan nasıl kurtulabiliriz. Öncelikle bitkisel kürlerin tavsiye edildiğini unutmamak gerekir. Bazı bitkisel kürleri kullanırken kaş yapayım derken göz çıkarabileceğiniz unutulmamalı ve bu duruma uygun bir yöntem belirlenmelidir. Bizim size tavsiyemiz ise maden suyu saç derisinde kabuklanma ibrahim saraçoğlu ve aspirinle oluşturulan bir bakım suyudur

5 adet aspirin iyice ezilir ve maden suyuyla karıştırılır. Bu karışım 5 dakika kadar bekletildikten sonra saça sürülür. Daha sonrasında ise on dakika boyunca o şekilde bekletilir sonrasında ise saç uygun bir şampuan ile yıkanır. Saç derisinde oluşan bu tür sorunların doğrudan bir cildiye uzmanına gösterilmesinin de unutulmaması gerekmektedir. Çünkü saç derisinde oluşan bu sorun başka sağlık problemlerinin göstergesi olabilir. Bunun tespitini de en iyi saç derisinde kabuklanma İbrahim saraçoğlu hekiminiz yapacaktır.

Hekime danışmadan kulaktan dolma ilaçlar kullanarak sağlığınızı tehlikeye atmak yerine doğrudan uzmanına başvurmanız daha kısa süre içerisinde bu sorundan kurtulmanız anlamına gelir. Bitkisel kürler saçın ve derinin bakımını yapar. Ama oluşması muhtemel sorunun saç derisinde kabuklanma ibrahim saraçoğlu nedeninin tespit edilmesi de en azından müdahalenin hızlı saç derisinde kabuklanma ibrahim saraçoğlu bir şekilde yapılması saç derisinde kabuklanma ibrahim saraçoğlu için hayatidir.

Safra Kesesi Taşları İçin Doğal Tedavi Yöntemleri Sagliklimiyim.com



Safra Kesesi Taşları İçin Doğal Tedavi Yöntemleri
Safra taşı özellikleri: Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safranın depolanmasından sorumlu armut şeklinde bir kesedir. Sindirim sırasında bu safra, safra kanalı ile mideye (duodenum) safra aktarılır. Safra kesesininde oluşturulan bir taş olan kalsiyum kristallerine bilurubin fazlalığı veya klostrol neden olabilir. ancak safra taşı, safra kesesi, safra kanalı veya safra yollarının herhangi bir yerinde de oluşabilir. Safra taşları çok küçük ya da çok büyük olabilir.

Safra kesesi taşları iki türdür :
Kolesterol türü: Bu taşların yapısında 70 veya % 80 kolesterol içerir. Bu taşlar genellikle yeşil, sarı veya daha az sıklıkla beyaz renktedir

Pigment taşları: Daha küçük ve daha koyu renktedirler. Bu taşların yapısında % 20'sinden az kolesterol içeriği mevcuttur. Bu taşlar ağırlıklı olarak kalsiyum tuzları ve bilirubin içermektedir.


Safra Taşı Belirtileri

Bir safra kesesi taşı oluşumu ve varlığı hiç bir belirti göstermeyebilir, ya da mevcut pozisyonundan salgıyla birlikte safra kanallarına taşınır bu taşınma esnasında geçici spazma (biliyer kolik) neden olabilir. Safra kesesi taşı oluşumunun başlıca belirtileri genellikle şunlardır: Karın veya sırt ya da omuz ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, mide gazı , yüksek ateş , ağrı, deride sararma, vb.

Safra Kesesi Taşlarının Nedeni


En önemlileri şunlardır
Kolesterol fazlalığ ı: Fazla miktarda besin vucudun herhangi bir yerinde depolanır, besin kolestrolu ise safra kesesinde birikir. Bu birikimin etkisi safra taşı oluşumudur.
Obezite: Safra taşları eğilimindedir obez kişilerde daha sık ortaya çıkar.
Hastalıklar: diyabet gibi bazı hastalıklar, safra yolları enfeksiyonları, kansızlık, karaciğer, pankreas hastalıkları, kalıtsal kan hücresi bozuklukları vb. Safra taşları oluşumundan sorumlu olabilir
Yetersiz gıda: Yetersiz beslenmenin sonucu olan zengin yağ ve düşük lif safra taşı oluşumuna neden olur.
Zehirler: Benzer şekilde, büyük miktarlarda zehirli alkol veya tütün ürünleri safra taşı oluşumunu kolaylaştırabilir.


Safra Kesesi Taşlarının Tedavisi


Birçok taş hiç bir belirti olmadan kendiliğinden çözülür, çözünmeyen taşlar ise büyük acı saldırılarına neden olur ve hasta sağlığını tehlikeye atar.

Bazı ilaçlar vardır ki safra kesesi taşları bu ilaçların etkisiyle çözülür. Bazen safra taşlarının temizlenmesi gerekir bunlar kırma yoluyla küçük parçalara bölme (ultrasonik şok dalgaları ile taş kırma). Bazı zor vakalarda, ameliyat gerekli olabilir (Kolesistektomi)

Doğal tedavi ise bir dizi doğal kaynakların kullanımını gerektirir. Sürekli ve yeterli fitoterapi ile birlikte "doğru yaşam ve beslenme alışkanlıklarını düzeltmek" hastalığın ilerlemesini durdurabilir.


Safra Kesesi Taşları İçin Doğal Tedavi


Safra taşları için bitkisel ilaçlar
Safra kesesi taşlarının yol açtığı ağrı sorunu için aşağıdaki özelliklere sahip bitkileri kullanın:
Antispazmodik ve yatıştırıcı bitkiler.
İdrar söktürücü bitkiler, kalsiyum taşlarını önlemek için idrar hacmini fazlalaştırma.
Enfeksiyonları önlemek için bakterisit bitkiler.

Dahili Kullanım
Maydanoz (Petroselinum crispum): En iyi şifalı bitkilerden biridir bu yüzden diüretiklerin kum oluşumu engellemek için çok faydalı olabilir, çünkü maydanoz kumu idrar yoluyla tortu ve kompakt şeklinde çıkartılması olanağı sağlar (1 safra kesesi taşı için bitkisel çözümler fincan su için bir çay kaşığı kurutulmuş maydanoz kökü) Kök üzerine kaynar su dökülüp 15 dakika kaynatılır vegün içinde bir kaç fincan içilir. (Maydanoz ekstresi de eczanelerde satılan ve bitkidir)

Isırgan otu (Urtica dioica) : Safra safra kesesi taşı bitkisel tedavi mustafa eraslan taşı oluşumunu önleyen şifalı bir bitkidir. ısırgan otuda, maydanoz gibi, taş oluşumunu önleyebilir ya da taşlar küçükken vucuttan atılmasını kolaylaştırır.

Karahindiba (Taraxacum officinale) : En iyi idrar uyarıcı şifalı bitkilerden biridir. Vucutta birikmiş toksinleri ortadan kaldırır, kolesterolü azaltır, ürik asiti vucuttan uzaklaştırır, şeker hastalığının semptomlarını giderir. (1kaşık kurutulmuş biberiye yaprağı ve kökleri 1 safra kesesi taşı bitkisel tedavi ömer coşkun litre su içinde kaynatılır ve bu günde 3 bardağa kadar içilir.)

Ayı üzümü (Arctostaphylos uva-ursi) : Safra kesesi safra kesesi taşı bitkisel tedavi ibrahim saraçoğlu taşı tedavisinde çok etkilidir ve taş oluşumunu engeller, etkili bir mikrop öldürücüdür, safra taşının semptomlarından biri olan enfeksiyon oluşumunu engeller (1 litre soğuk su içerisine dört kaşık kurutulmuş yaprakları ekleyin 4 saat boyunca bekletin. Günde 3 bardak için)

Mısır Püskülü (Zea mays) : Fincan başına iki kaşık mısır püskülü 20 dakika kaynatın bu idrar yolları için yararlı bir uyarıcır. Günde 4 fincan içebilirsiniz.

Su Teresi (Nasturtium officinale) : Bu bitkinin kullanımı, böbrek ve safra kesesi taşlarının oluşumunu önlemeye yardımcı olur . Ancak su teresi bir koruyucu olarak kullanılır, iyileştirici durumlarda kullanılmamalıdır çünkü böbrekler ya da mesane iltihaplı olabilir, bu bitki iltihabı artırabilir.

Celandine (Chelidonium majus) : Özellikle safra taşı veya safra yetersizliği gibi safra sorunları için uygundur. (Bu bitki ekstresi eczanelerde satılmaktadır.)

Nane (Mentha ssp.) : Nane yatıştırıcı özellikleri ile ağrının azaltılması için çok yararlı olacaktır.

Tarhun otu: (Artemisia dracunculus) : Önleyici tedavide etkili olabilir. (Bir çeşni olarak kullanıldığı gibi infüzyon 5g. kurutulmuş yapraklar 250ml. su haricinde kaynatılır ve tüketilir)

Zerdeçal (Curcuma longa) : Büyük safra kesesi taşlarını küçültmek için kullanılır. Bu baharat bazı yemeklerde kullanılmalıdır. Zerdeçal, bazı baharatlara, köri, kişniş, zencefil, kakule, kimyon, hardal karıştırılarak da kullanılır)



SAFRA KESESİ TAŞI OLUŞUMUNU ENGELLEMEDE DİYETİN ÖNEMİ


Bol bol su için: Su, vucutta bulunan toksinler ve çözünmüş mineralleri cilt gözeneklerinden ve idrarla birlikte dışarıya atar. Su azlığı düzenli idrara çıkmayı engeller sedimantasyon kristallerinin böbrek ve safra kesesinde birikmesine ve taş oluşumuna neden olur. Günde en az 2 litre tüketilmelidir, özellikle havanın sıcak olduğu zaman veya fiziksel egzersiz gerçekleştirilmiş ve diğer durumlarda aşırı terleme yaşanmışsa veya ishal durumlarda bu miktar 5 litreye kadar çıkarılmalıdır.

Aşırı ve hızlı kilo kaybı: Bu safra taşı riskini artırır. Günde en az 800 kalori içeren diyet uygulanmalıdır. Düzenli yemek yeme alışkanlığı safra kesesi taşı için bitkisel tedavi edinilmelidir. öğünler atlanmamlıdır.

Magnezyum, folat, kalsiyum ve C vitamini alımınızı arttırın, : Bu minerallerin azlığının, safra kesesi taşı oluşumuna neden olduğunu gösteren çalışmalar vardır ve bu durum kanıtlamıştır. Bu besinlerin eksikliği riski olabilir.

Çok fazla hayvansal protein yemeyin. Et ya da yumurta gibi bu tür gıdaların idrar oluşumunu teşvik etmedikleri ayrıca, bu tür gıda maddelerinin ürik asit açısından çok zengin oldukları için safra taşı oluşumuna neden olabilirler. Safra taşı önlemek açısından oldukça yararlı olabilecek hayvansal gıda Balık gibi görünüyor.

Safra taşlarından muzdarip ya da taş oluşumuna yatkınlık gösteren insanlar yüksek kalsiyum içeren gıdaları tüketmeye özen göstermelidir.

Yüksek kalsiyum-oksalat içeren gıdalar :Ravent, çilek, Siyah çay, pancar , spinachs, mayası, buğday tohumu, ceviz ve çikolata.

Yüksek kalsiyum-oksala içeren diğer gıdalar şunlardır: Karnabahar, pazı, kahve, incir, erik, maydanoz, yer fıstığı ve domates.
Safra Kesesi Taşları İçin Doğal Tedavi Yöntemleri Sagliklimiyim.com

Tahinin Faydaları Prof Dr İbrahim Saraçoğlu sagliklimiyim.com


Tahinin Faydaları Prof Dr İbrahim Saraçoğlu

Mide Yaralarına, Ülsere, Gastrite Karşı Tahin Tüketiniz.. İnsanlar doğdukları andan itibaren birtakım problemler ve hastalıklarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu problemler vücudumuzun bir bölgesine ait olabilmektedirler. Mide yaraları, ülser gibi tabiri caizse insana işkence eden hastalıklar bölgesel oldukları kadar vücudun diğer kısımlarını ve hatta hayatımızın akışını etkileyen hastalıklardandır. Bu tür hastalıklar karşısında ilaç kullananların sayısı oldukça yüksektir. Ancak ilaç yerine doğal yöntemlere başvuranların sayısı da oldukça fazladır.

Tahin İle Hastalıklara Göğüs Gerin

Bahsettiğimiz doğal yöntemlerden neredeyse tamamı insanlar için faydalı olmaktadırlar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken konu sizin hastalığınız için hangi gıdayı tüketmek en uygun olacaktır buna karar vermenizdir. Gelişen tıp dünyasının araştırmaları da onaylamıştır ki insanlar günümüzde mide yaralarına ülsere gastrite karşı tahin ile mücadele etmektedirler. Çünkü Tahinin Faydaları Prof Dr İbrahim Saraçoğlu tahin bu tür hastalıkların devası olarak etkisini göstermektedir.

Tahinin Faydaları

Tahin E, C, B vitaminleri açısından zengin bir besindir. Bu sayede yaraların çabuk iyileşmesini sağlar.
Damar tıkanmalarını önler. Aynı zamanda idrar söktürmeye yardımcıdır.
Cildi güzelleştirir. Özellikle göz sağlığı için önemli bir besindir.
Yaşlanmaya bağlı Alzheimer gibi hafıza kayıplarının engellenmesinde olumlu etkileri bilinmektedir.
Safta taşlarının düşürülmesinde çekilen acıyı azaltmaktadır.
Astım ve bronşite iyi gelir.
Bu Hastalıklardan Kurtulmak İçin Tahin Tüketin

Tahinin Faydaları Prof Dr İbrahim Saraçoğlu Siz de birtakım problemlerle karşı karşıya iseniz ilaç kullanamadan önce doğal yollardan çözüme kavuşmayı Tahinin Faydaları Prof Dr İbrahim Saraçoğlu denemelisiniz. Bu sayede vücut dengenizi de korumuş olacaksınız. Örneğin mide Tahinin Faydaları Prof Dr İbrahim Saraçoğlu yaralarına, ülsere, gastrite karşı tahintüketmelisiniz.

Dip not: tahini aç karınına tahinin faydaları sade halde tüketip (dolu dolu iki – üç yemek kaşığı) ; üzerine yarım saat asla su içmeyiniz. Böylece midedeki yaraları ve sorunları tedavi edecektir. Şeker hastalarına ise tahin yasaktır şeker hastası iseniz bu yüzden tahini ve türevlerini çok az tüketiniz.

D-dimer Testi Nedir? Yüksekliği Neden Olur?


D-dimer Testi Nedir? Yüksekliği Neden Olur?
Türkiyenin en güncel saglik sitesiyle sizlerleyiz sagliklimiyim.com
D-dimer testi pıhtılaşma sisteminin aktifleştiğini ve pıhtı yıkımı olduğunu gösteren bir labaratuvar parametresidir.

D-dimer Nedir?
Çeşitli nedenlerle aktifleşen pıhtılaşma sistemi pıhtıyı oluşturur. Bu pıhtılaşma ile birlikte pıhtıyı yıkacak ve temizleyecek sistem de(fibrinolitik sistem) aktifleşir. Fibrinolitik sistemin pıhtıdaki fibrini yıkması sonucu çeşitli maddeler ortaya çıkar. Oluşan bu maddelerden birisi de d-dimerdir. Yani pıhtının eritilmesi sonucunda ortaya çıkan maddelerden bir tanesidir.

Vücutta pıhtılaşma sisteminin aktifleştiğini ve bunun sonucu oluşan pıhtının yıkıldığını gösteren bir değerdir.

D-dimer normal değeri <250 ng/dL olsa da labaratuvara göre değişmektedir.

D-dimer Testi Neden Yapılır?

Yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) tanısında
Pıhtıya D-dimer Nedir? bağlı damar tıkanıklıkların dışlanmasında kullanılır. Örneğin akciğer damarlarına pıhtının atıldığı pulmuner emboli gibi.
D-dimer D-dimer Yüksekliği Nedenleri Yüksekliği Nedenleri
Arttığı durumlar şunlardır;

Derin ven trombozu; bacak toplardamarlarına pıhtının oturduğu tablo
Pulmuner emboli; d dimer yüksekligi tedavisi akciğer damarlarına pıhtı atması d dimer yüksekligi tedavisi sonucu nefes darlığı, göğüs ağrısıgibi belirtilerle kendini gösteren bir durumdur.
Aort diseksiyonu; vücuda kanı dağıtan ana atardamar duvarının yırtılmasıdır. Yırtılan bölgeye geçen kan pıhtılaşır ve sonuçta fibrin yıkım ürünleri yükselir.
Vücudun herhangi bir yerinde damarda pıhtı oluştuğunda, kalp krizinde, beyin damarına pıhtının oturduğu inmede
Yaygın damar içi pıhtılaşmada (DIC)
Böbrek, karaciğer veya kalp yetmezliğinde belli seviyelerde yükselebilir.
Bazı kanserlerde
Ağır yaralanmalarda
Ameliyat sonrası
Gebelikte
Ciddi D-dimer Yüksekliği Nedenleri iltihabi durumlarda ve ciddi enfeksiyonlarda
Bazı yılan ısırıklarında
İleri yaşlarda özellikle 80 yaş üstünde belli seviyelerde yükseklik görülebilir.
Yüksek trigliserid seviyesi, yüksek bilirubin seviyesi, yüksek serum romatoid faktör seviyesi ve hemoliz D-dimeri yükselten diğer nedenlerdir.
D-dimerin normal sınırlarda olması bazı ciddi hastalıkların dışlanmasında kullanılır.

Nohutun Faydaları Nelerdir? AHMET MARANKİ


Nohut, tarihi çok eski zamanlara dayanan ve yüksek besin değerlerine sahip olan bir kaynaktır. Yapılan araştırmalar sonucunda yaklaşık olarak 8000 yıllık bir geçmişe sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Yılda yalnızca bir kez ürün veren bu bitkinin boyu, 50-60 santimetre kadar uzayabilir. Ortaya çıktığı yer olarak Orta Doğu düşünülmektedir.

Kıraç topraklarda yetişebildiğinden dolayı, ülkemizin kırsal bölgelerinde yaygın olarak yetiştirilir. Suyun bol olduğu zamanlarda nohudun veriminin azaldığı söylenebilir.

Sağlıksal yönden oldukça faydalı bir bitki olan nohut, kurutularak yemeklerde kullanılabilir. İçerdiği A, C, K, B6, B12 ve E vitaminleri sayesinde besin değeri oldukça yüksektir. Bu vitaminler yönünden, özellikle A vitamini yönünden çok zengindir. Beta karoten olarak bilinen içerik yönünden de zengin olduğu bilinmektedir. Nohut, mineraller ve kalsiyum, magnezyum ve potasyum yönünden de oldukça zengin bir bitkidir. Demir, selenyum ve bakır da içerdiği bilinmektedir.

Nohutun Faydaları

İçerdiği yüksek mineral ve vitaminler dolayısı ile nohut birçok sağlık problemine iyi etkiler sağlar. Özellikle cilt bakımı ve kozmetik sanayi ürünlerinde nohut ürünleri kullanılmaktadır. Bunların yanında, direkt olarak birey vücuduna yaptığı etkileri sayacak olursak;

.Bireylerde bulunan kolesterol seviyelerinin sağlıksal açıdan normal seviyelere çekilmesinde etkin rol oynar.

.Nohudun içermiş olduğu zengin lif kaynağı ile bireylerin sindirim sisteminin sağlıklı olarak fonksiyon görmesinde yardımcıdır.

.Nohudun yüksek oranda içermiş olduğu lifler, sindirim sisteminin yanı sıra, kolon kanseri gibi sindirim sistemini ve bağırsaklar üzerinde yıpratıcı etkiye sahip problemlerin oluşma riskini azaltır.



1.Cilt Sağlığını Korur



Nohudun içerdiği yüksek orandaki manganez yardımı ile bireylerin cilt hücrelerinin sağlıklı bir şekilde kalmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra, bireylerin cilt hücrelerine zarar veren ve yaşlanmaya sebep olan serbest radikallerin yaygınlığını azaltır. Bireylerin yaşlanma süreçlerini en aza indirir.

Nohut ve zerdeçalın karıştırılması ile elde edilen karışım cilt üzerinde onarıcı etkiye sahiptir. Bu karışımın bireyin cildine uygulanması sonucu, ciltte bulunan ölü hücrelerin temizlenmesini ve cildin nemlendirilmesini sağlar.

Ayrıca, yüzün genel olarak temizlenmesinde yardımcı olarak kullanılan yüz maskelerinin yapımında nohut etkin şekilde kullanılmaktadır.



2.Saç Sağlığına Faydalıdır



Nohudun içerisinde barındırdığı yüksek orandaki vitamin ve mineraller, saçların korunmasında oldukça etkilidir. Saç dökülmesinin sebeplerinden biri olan demir eksikliği, saç köklerinin zayıflamasına neden olur. Bu nedenle, nohudun barındırdığı yüksek orandaki demir sayesinde, bireyin demir ihtiyacı ve saç köklerinin güçlenmesi sağlanır. Böylece saç dökülmesinin önüne geçilebilir. Ayrıca, nohutta bulunan manganez ve bol miktardaki protein ile saç dökülmesi tamamen ortadan kaldırılabilir.

Bunun dışında nohudun suyunu elde ederek, saç diplerinize uygulayabilirsiniz. Bu kepek sorununun çözüme kavuşturur ve kafa derisinin sağlığına katkıda bulunur.

Nohudun saç dökülmesi ve kepek oluşmasını engellemesi dışında, saçların yumuşak bir hal almasına ve parlak olmasına da katkı sağlar.



3.Kolesterolü Sağlıklı Bir Seviyeye Çeker



Nohudun düzenli olarak tüketilmesi sonucu yüksek kolesterol sorununun önüne geçilebilir. İçerdiği dislipidemi ile kandaki kolesterol konsantrasyonunu engeller. Kalp üzerinde yapılan araştırmalar göstermiştir ki, düzenli olarak nohut tüketen bireyler, tüketmeyen bireylere oranla daha az kalp hastalıkları ve felç durumlarına yakalanmıştır.



4.Kemiklerin Sağlığı Açısından Önemlidir



Nohut, içerdiği demir, fosfat, kalsiyum ve çinko gibi birçok sağlıklı mineral ve vitamin sayesinde kemiklerin oluşması ve korunmasında önemli bir yere sahiptir. Kemiklerin sağlıklı olarak kalmasında ve kemik hastalıklarının engellenmesinde özellikle fosfat ve kalsiyum mineralleri çok önemli olduğu belirlenmiştir. Ancak bu tür minerallerin normal oranlarda tüketilmesi önerilmektedir. Çünkü fazla ya da az alımları bireylerin kemiklerinde erimeler gerçekleşmesine neden olduğu görülmüştür.

Bunun yanında var olan vitaminler de kemiklerin sağlamlaşmasında etkindir. Kemiklerin kırılması ya da çatlaması gibi durumların engellenmesinde ve bu durumlara karşı dayanıklı kemiklerin elde edilmesinde K vitamini özellikle önemli yer tutar. Kemiklerinde sorun olan, kemik erimesi ve kemik direnci düşük olan bireylerin nohut tüketmesi uzmanlar tarafından önerilmektedir. Gereken yeterli mineral ve vitamin bu yolla sağlanabilir.



5.Tansiyonun Düzenlenmesi



Yeterli miktarlarda nohut alımı ile tansiyonun düzenlenebildiği görülmüştür.



6.Kalp Sağlığını Korur



Bol oranda çözünebilen lif içeren nohut, bu niteliği sayesinde kalp hastalığı riskini azaltan bir rol oynar. Kan şekeri seviyesini dengeleyerek kalp sağlığının korunmasını ve safra sağlığının korunmasında da etkilidir.



7.Bağışıklık Sistemini Destekler



Nohudun barındırdığı demir içerik, insanların bağışıklık sistemleri ve metabolizma akışı için oldukça önemlidir. Demir eksikliği sonucu, vücutta birçok hastalık baş gösterebilmektedir. Bunların başını da anemi hastalığı çeker. İçerdiği yüksek orandaki demir ile nohut tüketimi, bireylerin anemi gibi hastalıklardan korunmasına yardımcı olur.



8.Uyku Problemlerini Giderir



Bireylerin ilerleyen yaşlarda meydana gelen uyku problemlerinden kurtulmasında pozitif bir role sahiptir. Uyku problemi eğer tedavi edilmezse ilerleyen yaşlarda daha Nohutun Faydaları Nelerdir? AHMET MARANKİ büyük sorunlara neden olabilir. Nohudun yüksek miktarlarda barındırdığı aminoasitler, triptofan ve serotonin gibi içerikler, bireylerde beliren uyku sorunlarının ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir. Özellikle triptofan tüketimi, uyku düzeninin tekrar sağlanmasında oldukça etkilidir.
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15